İçeriğe geç

Metal işkolunda işçi sağlığı


  1. Prof. Dr. Serkan Öngel

    Çocuk eme!inin kullanımı, günümüzde hâlâ çözülmesi gereken
    ciddi bir toplumsal sorun olarak karsımıza çıkmaktadır. Çocukların
    erken yasta çalısmaya baslaması; fiziksel, ruhsal ve akademik
    gelisimlerini olumsuz yönde etkilerken, emek piyasasının esneklesmesi
    ve kuralsızlasması bu sorunu derinlestirmektedir. Çocuk
    isçili!i yoksulluk, güvencesizlik ve düsük yasam standartlarının bir
    sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Çocuk isçili!inin engellenmesine
    yönelik gerek uluslararası gerekse ulusal ölçekte çok sayıda
    düzenleme söz konusudur.

  2. Çocuk isçili!i, karmasık ve çok boyutlu bir olgu olup, “çocukluk”
    ve “çalısma” kavramlarının tanımlarına ba!lı olarak de!isir. Uluslararası
    Çalısma Örgütü (ILO), çocuk isçili!ini, çocukların ekonomik
    faaliyetlerde yer alması olarak tanımlar ve bu faaliyetler, piyasaya
    yönelik üretim (ücretli veya ücretsiz is) ve ev içi isler (genellikle
    ekonomik faaliyet olarak sayılmaz) olarak ikiye ayrılır. Çocuk isçili-
    !i; çocukların sa!lı!ı, gelisimi ve e!itimini olumsuz etkileyen faaliyetler
    olarak tanımlanırken, e!itim ve gelisim için zararlı olmayan
    isler çocuk işi olarak kabul edilir. Çocuk isçili!i ise zarar veren isler
    (fiziksel ve zihinsel gelisime zarar veren isler) ve zarar vermeyen
    işler (çocuğun gelisimini engellemeyen isler) arasında ayrım yapılarak
    tanımlanabilir. Çocuk İsçiliği (Child Labour), çocukların sa!-
    lı!ına, gelisimine ve e!itimine zarar veren, sömürü içeren faaliyetleri
    ifade ederken, Çocuk İşi (Child Work), gelisime zarar vermeyen
    ve e!itimle uyumlu aktiviteler olarak kabul edilir (Bhukuth: 2008).

  3. ILO ve Çocuk Işçiliği
    Uluslararası Çalısma Örgütü’nün (ILO) çocuk isçili!i ile ilgili yaklasımı;
    çesitli sözlesmeler, tavsiye kararları ve di!er belgeler aracılı!
    ıyla belirlenmistir. Bu belgeler, çocuk isçili!inin önlenmesi ve ortadan
    kaldırılması için uluslararası standartlar olusturmaktadır. Bu
    kapsamdaki sözlesmeler ve tavsiye kararları sunlardır (ILO 2022):
    Asgari Yaş Sözleşmesi (1973, No. 138): Bu sözlesme, genel asgari
    istihdam veya ise kabul yasını, zorunlu e!itim yasından ve her
    durumda 15 yasından az olmayacak sekilde belirler. Hafif isler için
    asgari yas 13’tür. Tehlikeli isler için ise bu yas 18 olarak belirlenmistir,
    ancak bazı kosullar altında 16’ya indirilebilir. Ekonomisi ve
    e!itim olanakları yeterince gelismemis yerlerde genel asgari yas
    baslangıçta 14 (hafif isler için 12) olarak belirlenebilir.
    Sözlesme, üye devletlerin okullarda yapılan isleri veya en az 14
    yasındaki çocukların isletmelerde çırak olarak yaptı!ı isleri kapsam
    dısı tutmasına izin verir. Ancak bu muafiyetler, isin bir e!itim
    programının parçası olması ve yetkili makamlar tarafından belirlenen
    kosullara uygun olması sartına bağlıdır.
    En Kötü Biçimlerdeki Çocuk Işçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan
    Kaldırılmasına Ilişkin Acil Eylem Sözleşmesi (1999, No. 182):
    Bu sözlesme, “çocuk” terimini 18 yasın altındaki herkes olarak tanımlar
    ve en kötü biçimlerdeki çocuk isçili!inin ortadan kaldırılmasını
    zorunlu kılar. En kötü biçimlerdeki çocuk isçili!i; kölelik, çocukların
    fahiselikte, pornografik yayınlarda veya yasa dısı faaliyetlerde
    kullanılması ve çocukların sa!lık, güvenlik veya ahlakına zarar veren
    islerdir. Sözlesme, devletlerin bu tür islerden çocukları uzaklastırması,
    çocukların rehabilitasyonlarını sa!laması ve onlara ücretsiz
    temel e!itim ve mesleki e!itim sunması gerekti!ini belirtir. En Kötü
    Biçimlerdeki Çocuk İsçili!i Tavsiye Kararı (1999, No. 190), 182 sayılı
    sözlesmeyi destekler.
    Çıraklık Tavsiye Kararı (1939, No. 60), çıraklı!ı, bir isverenin
    bir genci e!itmek üzere sözlesmeyle istihdam etti!i bir sistem olarak
    tanımlar.
    Mesleki Eğitim Tavsiye Kararı (1962, No. 117), çıraklı!ın sistematik
    ve uzun süreli bir e!itim olması gerekti!ini vurgular.
    Insan Kaynaklarının Geliştirilmesi Sözleşmesi (2004, No.
    195) ile çıraklık daha da desteklenmistir.
    Iş Sağlığı ve Güvenliğini Geliştirme Çerçeve Sözleşmesi
    (2006, No. 187), is sa!lı!ı ve güvenli!inin korunmasını hedefler ve
    çıraklar dahil tüm çalısanları kapsar.
    Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması
    Sözleşmesi (1948, No. 87), isçilerin sendika kurma ve sendikalara
    üye olma hakkını güvence altına alır. Bu haklar, çıraklar dahil tüm
    çalısanlar için geçerlidir.
    Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi (1949, No.
    98), isçilerin örgütlenme özgürlü!ünü korur ve toplu pazarlık hakkını
    destekler. Bu haklar çıraklar için de geçerlidir.
    Zorla Çalıştırma Sözleşmesi (1930, No. 29), zorla çalıstırmayı
    yasaklar ve “herhangi bir kisinin ceza tehdidi altında ve bu kisinin
    tam iste!i olmadan mecbur edildi!i tüm is veya hizmetler” olarak
    tanımlar. Zorla çalıstırma göstergeleri arasında asırı çalısma saatleri,
    ücretlerin ödenmemesi, hareket kısıtlamaları ve istismar yer alır.
    Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi (1957, No. 105),
    siyasi zorlama, ekonomik gelisme veya çalısma disiplini gibi çesitli
    amaçlarla zorla çalıstırmayı yasaklar.
    Zorla Çalıştırma Protokolü (2014), zorla çalıstırmanın önlenmesi,
    ma!durların korunması ve insan ticaretine karsı mücadeleyi
    hedefler.
    Çıraklık Konusunda Güncel Eğilimler
    ILO, insana yakışır iş ile uyumlu çıraklık uygulamalarını tesvik
    etmektedir. ILO, çıraklıkta eğitimin niteliği üzerine durmakta ve
    çırakların korunması gerekti!ini vurgulamaktadır. Çıraklık sisteminin
    çocukların haklarının aleyhine olacak sekilde istismar edil-
    memesi gerekti!ini vurgular. Bu kararlar, ILO’nun çocuk isçili!ine
    karsı küresel çabalarının temelini olusturur. ILO’nun hedefi, 2025
    yılına kadar her türlü çocuk işçiliğine son vermektir.
    Türkiye’de 2017-2023 dönemini kapsayan Çocuk İsçili!i ile Mücadele
    Ulusal Programı ile uzun süreli e!itim maliyetlerini karsılayamayacak
    yoksul ailelerin çocukları için çıraklık e!itiminin en
    do!ru seçenek oldu!u yönünde bir de!erlendirme yapılmakta ve
    bu ulusal bir politika olarak hayata geçirilmektedir. Ancak özellikle
    küçük isletmeler açısından çocuk isçili!i önemli bir fırsat olarak
    görülmektedir (Akpınar 2018).
    Bu kapsamda, çocuk isçili!i ile mücadele eden UNICEF ve esnafı
    temsil eden TESK arasında ilginç bir isbirli!i ortamı olusmustur. Bu
    iki yapı, küçük ve orta büyüklükteki isletmeleri (KOBİ) hedef alarak,
    teknik ve mesleki e!itimin önemini vurgulayan bir program
    gelistirmistir. Bu program, çocuklara güvenli ve destekleyici ö!-
    renme ortamları sunarak çocuk isçili!inin ortadan kaldırılmasını,
    KOBİ’lerin isçi sa!lı!ı ve is güvenli!i önlemlerine uymalarını sa!layarak
    çocukların daha güvenli bir ö!renme ortamında gelismelerine
    yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda çıraklar, isçi
    de!il ö!renci olarak tanımlanmaktadır (UNICEF 12.06.2018).
    Bu anlamda mesleki e!itim, çocuk eme!i sömürüsünün azaltılmasında
    rol oynayacak bir unsur olarak görülmektedir.
    ILO’nun ve ilgili kurumların temel hedeflerine ra!men, mesleki
    e!itim ve özellikle çıraklıkla isçilik pratiklerinin içi içe geçmesi,
    bir sorun alanı yaratmaktadır. Nitekim Türkiye’de mesleki e!itimle
    birlikte çocuk isçili!inde, çocukların maruz kaldı!ı is kazası ve
    ölümlü is kazalarında ciddi bir artıs görülmektedir. Bu çalısmada
    öncelikli olarak mesleki e!itimde güncel duruma bakılacak, sonrasında
    çocuk isgücündeki gelismeler ve çocuklardaki is kazalarına
    odaklanılacaktır.
    Mesleki Eğitimde Güncel Durum
    2017 yılında Türkiye’de mesleki e!itim alanında yapılan düzenlemelerle
    çıraklık e!itimi zorunlu e!itim kapsamına alınmıs, 3308
    sayılı Kanun’a “staj” ve “tamamlayıcı e!itim” ibareleri eklenmis ve
    bu süreçle yasal zemine oturtulmustur. Çıraklar ve meslek lisesi
    ö!rencilerine isletmelerde çalısma süreleri boyunca ücret ödenmesi
    sa!lanmıs, isletmelere mesleki e!itim ö!rencilerine beceri
    e!itimi verme zorunlulu!u ve e!itim birimi kurma sartı getirilmistir.
    Tüm bu de!isiklikler, Türkiye’nin mesleki e!itim sistemini iyilestirerek
    isgücü piyasasının ihtiyaçlarına daha iyi cevap vermeyi
    hedeflemektedir (Eliaçık vd.2017).
    Grafik 1- Yıllara Göre Çırak, Stajyer ve Kursiyer Sayıları ve
    Toplamdaki Payı
    Kaynak: SGK (2024) yıllık istatistiklerinden tarafımızca hazırlanmıstır.
    Çıraklık sisteminin zorunlu e!itim kapsamına alınması ile Sosyal
    Güvenlik Kurumu istatistiklerinde çırak kategorisinden stajyer
    ve kursiyer kategorisine önemli bir geçis olmustur. Grafik, 2016-
    2022 yılları arasında çıraklar, stajyerler ve kursiyerlerin sayılarını
    ve bunların toplam içindeki paylarını göstermektedir. 2016 yılından
    bu yana toplam sayıda genel bir artıs e!ilimi gözlemlenirken, 2019
    yılında pandeminin etkisiyle bir düsüs yasanmıs, ardından ciddi
    bir yükselis kaydedilmistir. 2022’de çırak sayısında da belirgin bir
    artıs dikkat çekmektedir. Özellikle 2022’de toplam katılımcı sayısı
    ve stajyer-kursiyerlerin toplam içindeki payı (%8 civarı) en yüksek
    seviyeye ulasmıs, toplamda sayı 2 milyonun üzerine çıkmıstır. Bu
    durum, bu tür programlara ilginin arttı!ını göstermektedir.
    Grafik 2- 15-17 Yaş Grubundaki Çocuk İstihdam Oranı (%)
    Kaynak: TÜİK (19.04.2024) Kurumsal olmayan çocuk nüfusun isgücü durumu
    15-17 yas o!lan çocukların istihdam oranı 2004 yılında %20 iken,
    2023’te %28,8’e çıkarak en yüksek seviyesine ulasmıstır. Kız çocukların
    istihdam oranı ise her yıl daha düsük bir düzeyde seyretmis ve
    2023 yılında %9,9 olarak kaydedilmistir. Pandemi döneminde (2020
    yılı) her iki grupta da düsüs yasanmıs, ancak sonraki yıllarda toparlanma
    gözlemlenmistir. Genel olarak, erkek çocukların istihdam
    oranının kadınlara kıyasla üç kat daha yüksek oldu!u ve bu yas grubunda
    çocuk isçili!inin önemli bir cinsiyet farkı içerdi!i anlasılmaktadır.
    Kız çocukların a!ırlıkla ev içi bakım hizmetlerine yöneldi!i, bu
    anlamda ekonomik faaliyetlerde yer almadı!ı bilinmektedir.
    Çocuk Işgücü
    Grafik 3’te çocuk isgücüne dair yıllara göre de!isimler gösterilmektedir.
    2014 ve 2015 yılları arasında çocuk istihdamı 700 bin
    civarlarındayken, 2016’dan itibaren genel bir azalma görülmektedir.
    Bu düsüs 2020 yılına kadar devam etmistir. 2020’de istihdam
    edilenlerin sayısı en düsük seviyeye inerek 501 bine düserken, 2021
    yılından itibaren artıs e!ilimi baslamıstır. 2023 yılında istihdam
    edilenlerin sayısı 759 bine kadar yükselmistir. İssizlerin ve istihdam
    edilen çocukların sayısı toplamda 853 bine ulasmıstır.
    Grafik 3- Çocuk İşgücü Verileri (Bin kişi)
    Kaynak: TÜİK (19.04.2024) Kurumsal olmayan çocuk nüfusun isgücü durumu
    2020’deki azalma, pandemi ve ekonomik kriz gibi faktörlerle
    açıklanabilir. Yıllık bazda isgücüne katılımda zaman zaman önemli
    dalgalanmalar olsa da 2020 sonrasındaki yükselis dikkat çekicidir.
    TÜİK (2023) Hanehalkı İsgücü Arastırması sonuçlarına göre, 2023
    yılına ait verilerde, 15-17 yas grubundaki çocukların isgücüne katılım
    oranı %22,1 olarak belirtilmis. O!lan çocuklar arasında bu oran
    %32,2’dir. Kız çocuklar arasında ise %11,5’tir. Bu veriler, o!lan çocukların
    isgücüne katılımının kız çocuklara göre çok daha yüksek
    oldu!unu göstermektedir.
    Kız çocukların genellikle ev içi isleri ve bakım sorumluluklarını
    daha fazla üstlenmesinin bu sonuca neden oldu!u düsünülebilir.
    Sektörel Farklılıklar
    2019 yılında gerçeklestirilen daha kapsamlı arastırma ise ilgili yılda
    çalısan çocukların %45,5’inin hizmet sektöründe yer aldı!ını ortaya
    koymaktadır. Bu da özellikle çocuk isçili!inin hizmet alanlarında
    yaygın oldu!unu ortaya koymaktadır. Hizmet sektöründe çalısan
    çocuklar genellikle düsük ücretli, güvencesiz islerde yer almaktadır.
    Bu da onları sosyal açıdan daha savunmasız kılabilmektedir.
    Di!er yandan, 5-14 yas grubundaki çocukların %64,1’i tarım sektöründe
    çalısmaktadır. Bu, tarım sektörünün özellikle küçük yas çocuk
    isçili!i açısından ne kadar büyük bir paya sahip oldu!unu ve özellikle
    kırsal bölgelerde çocukların çalıstırılmasının yaygın bir sorun olmaya
    devam etti!ini ortaya koymaktadır. Tarım sektörü, a!ır çalısma
    kosulları ve düsük ücretler gibi sorunlarla birlikte çocuk isçili!inin
    daha fazla gözlemlendi!i bir alan olarak dikkat çekmektedir.
    Aynı dönem için çocukların yas gruplarına, e!itime devam durumlarına
    ve çalısma durumlarına göre da!ılımları dikkat çekicidir.
    Arastırmanın yapıldı!ı yıl olan 2019’da 16 milyon 457 bin çocuk
    bulunmakta, bunlardan 720 bininin ekonomik faaliyetlerde çalıstı!ı
    görülmektedir. Bunların 146 bini 5-14 yas arası çocuklardır. 15-17
    yas grubunda ise 574 bin çocuk ekonomik faaliyetlerdedir. 2014-
    2023 verileri ile bu veri arasında 2019 yılı için bir uyumsuzluk görülebilir.
    Ancak bu veriler 2019 yılının Ekim-Aralık ayına dair sonuçları
    verirken di!eri yıllık veriler üzerinden ortaya konulmaktadır.
    Tablo 1- Yaş Grubu, Eğitime Devam ve Çalışma Durumuna
    Göre Çocuklar
    Kaynak: TÜİK (31.03.2020) Çocuk İsgücü Anketi Sonuçları, 2019
    Ekonomik faaliyette çalısan çocukların büyük bir kısmı aynı zamanda
    e!itimine devam etmektedir.
    Evde Çalışan Çocuklar
    Veriler, 2019 yılı IV. çeyre!inde ekonomik faaliyetlerde çalısan
    çocukların %35,9’unun, ailelerinin ekonomik faaliyetlerine yardımcı
    olmak amacıyla çalıstı!ını göstermektedir. Bu durum, çocuk
    isçili!inin büyük bir kısmının, özellikle düsük gelirli hanelerde,
    ailelerin geçimlerini sa!lama çabasıyla do!rudan iliskili oldu!unu
    ortaya koymaktadır.
    Tablo 2- Yaptıkları Ev İşi Türüne ve Yapılma Sıklığına Göre
    Çocuklar
    Kaynak: TÜİK (31.03.2020) Çocuk İsgücü Anketi Sonuçları, 2019
    Bu dönemde çocukların, kendi hanelerinde yaptıkları ev isleri
    türlerine ve bu islerin yapılma sıklı!ına göre da!ılımlarını baktı-
    !ımızda, toplamda 16 milyon 457 bin çocu!un önemli kısmının ev
    islerine yardımcı oldu!u görülmektedir.
    Ev isleri kategorisinde çocuklar en fazla; alısveris, çamasır yıkama,
    yemek pisirme gibi genel ev islerine katkı sa!lamaktadır. Bu
    isleri genellikle yapan çocukların sayısı 1 milyon 777 bindir. Bunlar
    arasında kız çocukların sayısı o!lanların 2 katına ulasmaktadır.
    Bunun yanı sıra, “Hanede kendinden küçük çocuklara bakım”
    faaliyetlerine genellikle katkıda bulunan çocukların sayısı 832 bin,
    yaslı/engelli/ hasta bakımına genellikle katkıda bulunan çocukların
    sayısı 155 bindir. Bu kategorilerde de kız çocukları o!lanların
    yaklasık 2 katı seviyesindedir. Verilerde ‘genellikle’ kategorisi, isin
    niteli!ini göstermesi açısından öncelikli olarak ele alınmıstır. Çocuk
    eme!inin büyük oranda evde kullanıldı!ı görülmektedir.
    Bu veriler, çocukların evdeki bakım ve ev islerinde büyük bir sorumluluk
    tasıdı!ını ve özellikle genç kızların bu yükün ço!unu üst-
    lendi!ini göstermektedir. Bu durum, ev içi çocuk eme!ine ve toplumsal
    cinsiyet esitsizli!ine isaret etmektedir. Ev isi ve bakım eme!i
    ile genellikle ilgilenen çocukların sayısı, ekonomik bir faaliyette çalısanların
    sayısını katlamaktadır.
    Çalışma Koşulları
    2019 yılı IV. çeyre!ine ait istatistiklere göre, ekonomik faaliyetlerde
    çalısan çocukların karsılastı!ı olumsuz durumlar hiç iç açıcı
    de!ildir. (Tablo 3)
    Toplamda çalısan çocukların %1,3’ü (9 bin çocuk) yaralanma veya
    sakatlanma durumu yasamıstır. 32 bini böyle bir olaya tanıklık etmistir.
    Çalısan çocukların %0,6’sı (4 bin çocuk), çalısma kosullarından
    kaynaklanan herhangi bir rahatsızlık yasamıstır. Çocukların %0,1’i (1
    bin çocuk) fiziksel ya da sözlü siddet ya da kötü muameleye maruz
    kalmıstır. Çocuk isçilerin karsılastı!ı baslıca sorunlar sunlardır:
  4. Fiziksel Riskler:
  • Aşırı sıcak/soğuk/nemli ortamlar (%12,9): Çocuk isçilerin
    önemli bir kısmı, sa!lıklarını ciddi sekilde tehdit eden iklim
    kosullarında çalısmaktadır. Bu durum, özellikle açık alanda
    ya da yetersiz iklimlendirme kosullarına sahip kapalı alanlarda
    çalısan çocuklar için geçerlidir.
  • Kimyasal maddeler, toz, duman (%10,8): Sanayi sektöründe
    çalısan çocukların sıklıkla karsılastı!ı bir di!er sorun
    da zararlı gazlar ve kimyasal maddelere maruz kalmaktır.
    Bu durum, hem kısa vadede hem de uzun vadede sa!lık
    sorunlarına yol açmaktadır.
  1. Ergonomik Problemler:
  • Zor duruş ve hareketler (%10,2): Çocuk isçiler, ergonomik
    olmayan is pozisyonlarında uzun süre çalısmaya zorlanmakta,
    bu da kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına neden olmaktadır.
  • Göz yorgunluğu (%4,6): Özellikle ince isçilik gerektiren sek-
    törlerde, çocuklar görsel odaklanma nedeniyle göz rahatsızlıkları
    yasamaktadır.
    Tablo 3- Çalışılan yerde karşılaşılan/karşılaşılabilecek
    olumsuz durumlara göre ekonomik faaliyetlerde çalışan
    çocuklar, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık, 2019
    Kaynak: TÜİK (31.03.2020) Çocuk İsgücü Anketi Sonuçları, 2019
  1. Kaza Riski ve Iş Güvenliği:
  • Kaza riski (%6,4): Çocukların çalısma alanlarında sıkça
    kaza riskiyle karsı karsıya kalması, is güvenli!i önlemlerinin
    yetersiz oldu!unu göstermektedir.
  • Gürültü ve şiddetli sarsıntı (%10): Çocuk isçilerin maruz
    kaldı!ı bu kosullar, uzun vadede isitme sorunlarına ve stres
    bozukluklarına yol açabilir.
    Bu tablo, çocuk eme!inin istismarının ulastı!ı boyutları ortaya
    koymaktadır. 2019 yılı için açıklanan bu veriler, bu kapsamda bu
    yazı yazılırken açıklanmıs son istatistiklerdir. Dolayısıyla son dönemde
    çocuk isçili!inin yaygınlasmasının bu verilerde artısa yol
    açmıs olabilece!ini dikkate almak gerekir.
    Iş Kazaları ve Iş Cinayetleri
    Nitekim son dönemde çalısma hayatında çocukların sayısının
    artması ile is kazası ve ölümlü is kazası sayılarında artıslar görülmektedir.
    Çocuklar, çalısma hayatında ciddi risklerle karsı karsıya kalmaktadır.
    Özellikle 14-17 yas grubunda ölümlü is kazaları, sorunun
    ne kadar derin oldu!unu ortaya koymaktadır.
    14-17 yas grubundaki çocukların bu kazalardan etkilenme oranı
    dikkat çekici düzeydedir. Bu durum, yalnızca çocukların de!il, aynı
    zamanda yetersiz denetimlerin ve kuralsız isgücü piyasalarının da
    bir sonucudur.
    Grafik 4, 14-17 yas grubundaki çocukların yasadı!ı is kazalarını
    yıllara göre göstermektedir. 2010 yılında is kazası sayısı yalnızca 234
    iken, bu rakam 2014 yılına kadar hızla artarak 3 bin 994’e çıkmıstır.
    2015 yılına kadar bu artıs devam etmistir. 2016 yılından itibaren, kazaların
    sayısı çok daha yüksek seviyelere ulasmıs ve 2018’de 7 bin 94
    kazaya kadar çıkmıstır. Ancak 2020 yılında, pandemi ve ekonomik
    daralmalar gibi etkenlerle kazalar bir düsüs göstermis ve sayı 2 bin
    922’ye gerilemistir. 2021’den itibaren kazalarda yeniden bir artıs gözlemlenmis,
    2022 ve 2023 yıllarında ise is kazalarının sayısı büyük bir
    sıçrama yaparak sırasıyla 11 bin 38 ve 15 bin 120’ye ulasmıstır.
    Bu veriler, is kazalarının yıllar içinde önemli bir artıs gösterdi!ini ve
    özellikle son iki yılda dramatik bir sekilde arttı!ını ortaya koymaktadır.
    Bu artıs, çocuk isçili!iyle ilgili düzenlemelerin ve denetimlerin yetersizli!
    inin, çalısma kosullarının daha da zorlasmasının ve çocuk isçili!
    i ile mesleki e!itimin iç içe geçmesinin sonuçları olarak ele alınabilir.
    Grafik 4- Yıllara Göre 14-17 Yaş İş Kazası Sayıları
    Kaynak: Çesitli yıllara ait SGK İstatistikleri üzerinden tarafımızca olusturulmustur.
    Ayrıca, 14 yas grubundaki çocukların çalısma kosullarındaki tehlikelerin
    de giderek daha fazla arttı!ı görülmektedir (Grafik 5).
    Sonuç olarak bu veriler, çocuk isçilerinin yasadı!ı is kazalarının
    yıllar içinde arttı!ını ve özellikle son iki yılda ciddi bir yükselme yasandı!
    ını, sektörlerdeki isçi sa!lı!ı ve is güvenli!i önlemlerinin ve
    yasaların yeterli olmadı!ını ortaya koymaktadır.
    Bu sürecin sonucu olarak is kazası sonucu hayatını kaybeden çocukların
    sayısında da artıs görülmektedir (Grafik 6).
    Grafik 5- Yıllara Göre 14 Yaşındaki Çocuklarda İş Kazası
    Sayıları
    Kaynak: Çesitli yıllara ait SGK İstatistikleri üzerinden tarafımızca
    olusturulmustur.
    Grafik 6- Yıllara Göre 14 -17 Yaşındaki Çocuklarda Ölümlü İş
    Kazası Sayıları
    Kaynak: Çesitli yıllara ait SGK İstatistikleri üzerinden tarafımızca
    olusturulmustur.
    Bu grafik, 2010-2023 yılları arasında 14-17 yas grubundaki çocukların
    isyerinde maruz kaldı!ı ölüm sayılarını göstermektedir.
    2010’dan 2013’e kadar, özellikle 2010 yılında 17 ölüm vakası ile yüksek
    bir sayı gözlemleniyor. Ancak 2012’de 3 ölüm vakasına düsüs
    yasanmıs. Bu düsüs, çocuk isçili!i ile ilgili alınan önlemlerin etkili
    oldu!una isaret edebilir.
    2013 ve 2014 yıllarında ölüm sayıları tekrar yükselmis ve 2013’te
    19 ölüm vakası, 2014’te ise 15 ölüm vakası kaydedilmistir. Sonraki
    yıllarda, 2015’ten 2019’a kadar ölüm sayıları 12-14 arasında seyretmistir.
    Ancak 2020 yılında Covid-19 pandemisi ve buna ba!lı olarak
    isgücü piyasasındaki azalma nedeniyle is kazaları ve ölümler azalmıs
    ve 6 ölüm vakası kaydedilmistir.
    2022 ve 2023 yıllarında ölüm oranlarında tekrar büyük bir artıs
    yasanmıs ve 2022’de 12 ölüm, 2023’te ise 20 ölüm vakası rapor edilmistir.
    Bu artıs, çocuk isçili!iyle ilgili düzenlemelerin yetersiz oldu-
    !unu ve çocuk isçili!inin daha fazla risk tasıyan sektörlerde devam
    etti!ini göstermektedir. Genel olarak, yıllar içindeki dalgalanmalara
    ra!men son yıllarda önemli bir artıs yasanması, yukarıda da
    ifade edildi!i gibi mesleki e!itim ve çocuk isçili!i arasındaki iliskinin
    belirsizlesmesinin sonuçları olarak tanımlanabilir. Bu veriler kayıtlı
    is cinayetlerinin sayılarını bize vermektedir.
    Ba!ımsız bir kurum olan İsçi Sa!lı!ı ve İs Güvenli!i Meclisi’nin
    (İSİG Meclisi) “Çocuk İs Cinayetleri Raporu”, durumun çok daha a!ır
    bir tablo sundu!unu ortaya koymaktadır (İSİG Meclisi 11.09.2024).
    Rapor, 2023 Eylül ile 2024 A!ustos arasında Türkiye’de çocuk
    isçilerin öldü!ü vakaları özetlemektedir. Toplamda 66 çocuk isçi
    hayatını kaybetmis olup, ölümler genellikle tarım, insaat ve metal
    sektörlerinde yasanmıstır. En fazla ölüm İstanbul, %anlıurfa
    ve Adana gibi illerde meydana gelirken, ölümlerin %20’si bo!ulma
    ve zehirlenme, %18’i yüksekten düsme, %17’si ise ezilme nedeniyle
    gerçeklesmistir. 0-14 yas grubu 22 ölümle, 15-17 yas grubu ise
    44 ölümle öne çıkmaktadır. Ayrıca, 5 mülteci çocuk isçi de hayatını
    kaybetmistir. Bu veriler, çocuk isçili!inin ölümcül tehlikeleri ve
    sektörel risklerin boyutlarını gözler önüne sermektedir.
    Bu rapor, çocuk isçili!inin ciddi bir sorun oldu!unu ve özellikle
    tarım sektöründeki yüksek riskleri ortaya koymaktadır. Tarım
    sektöründe, özellikle trafik kazalarında mevsimlik tarım isçisi çocukların
    hayatlarını kaybetti!i bilinmektedir. Çocuk isçili!i ile mücadelede
    mevsimlik tarım isçili!ine yönelik programlar son derece
    önemlidir. Ancak insaat ve metal sektörü gibi alanlardaki ölümler
    de dikkat çekmektedir. Bu alanlarda mesleki e!itim ile ilgili is cinayetleri
    gündeme tasınmıstır (Çaklı 2024).
    MESEM’lerin Rolü
    2017 yılı ile birlikte çıraklık e!itimi, örgün ve zorunlu e!itim kapsamına
    alınarak, mesleki e!itim merkezleriyle (MESEM) iliskilendirilmis
    durumdadır. Bu e!itim, ekonomik yapıyı tasıyan isletmelerin
    çıraklık ihtiyaçlarını karsılamayı ve çırak ö!rencilerin mesleklerine
    yönelik bilgi ve becerilerini gelistirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca,
    1739 sayılı Milli E!itim Temel Kanunu’na göre; genel, mesleki
    ve teknik e!itim kurumlarını tamamlayan ö!renciler diplomalarını
    alabilir; ancak mesleki e!itim merkezleri ö!rencilerinin diploma
    alabilmeleri için ek dersleri tamamlamaları istenmektedir.
    Mesleki e!itim merkezlerinde ö!renciler, 34 alanda ve 184 meslek
    dalında e!itim görmektedir (METEG 2024). Bu meslek dallarının
    bir kısmı tehlikeli sınıfta yer alan meslek dallarıdır.
    Yine meslek okulları, 9, 10 ve 11. sınıf ö!rencilerine asgari ücretin
    en az %30’u, 12. sınıf kalfalara ise asgari ücretin en az %50’si kadar
    maas ödemekte ve ayrıca is kazaları ile meslek hastalıklarına karsı
    sigorta sa!lamaktadır.
    Bu ödemeler isverenler açısından bir mali yük getirmemektedir.
    Bu anlamda MESEM kapsamı, maliyetsiz bir isgücü olarak isverenlere
    sa!lanan bir fırsat durumundadır.
    Yoksulluk ve çocuk isçili!i arasındaki iliski düsünüldü!ünde aileler
    açısından da MESEM, hanehalkına katkı sa!layan bir unsur
    olarak son derece caziptir. Bu durumda MESEM’ler hem yoksul ailelerin
    çocukları için ailelerinin bütçesine katkı sa!lamakta hem de
    isverenlere maliyetsiz bir isgücü sa!lamaktadır. Sürecin çocuklar
    açısından maliyeti ise okulda geçirmeleri gereken süreyi, kimi zaman
    a!ır iskollarında, büyük fabrikalardan küçük atölyelere, farklı
    ölçeklerde isyerlerinde, a!ır çalısma kosullarına maruz kalarak
    geçirmeleridir.
    Üstüne üstlük bu isyerlerinin önemli kısmında isçi sa!lı!ı ve is
    güvenli!i önlemlerinin alınmadı!ı da yapılan denetimlerle ortaya
    çıkmıstır. Mesleki e!itim kapsamındaki isyerlerine yapılan denetimde,
    94 bin 301 isyerinin 8 bin 406’sının isçi sa!lı!ı ve is güvenli!i
    sartlarına uymadı!ı tespit edilmistir. Bunlara uygulanan yaptırım,
    sözlesmelerinin feshedilmesi yani bu isyerlerinin mesleki e!itim
    kapsamı dısına çıkarılmasıdır. Baska bir yaptırım uygulanıp uygulanmadı!
    ı belirsizdir (MEB 2024). Sonuç olarak kabaca her 10 çocuktan
    birinin tedbirsiz isyerlerinde çalıstırıldı!ı söylenebilir.
    Sonuç
    Çocuk isçili!i, ekonomik ve toplumsal yapının en derin sorunlarından
    biridir. Yoksulluk, isgücü piyasalarının kuralsızlasması
    ve e!itim sistemindeki eksiklikler, bu sorunun temel nedenleri
    arasında yer almaktadır. Çocukların erken yasta çalısma hayatına
    girmesi, yalnızca bireysel bir kayıp de!il, aynı zamanda toplumun
    gelece!ine yönelik ciddi bir tehdit olusturmaktadır.
    Çalısma kosullarıyla ilgili analizler, çocuk isçili!inin hangi kosullar
    altında sürdü!ünü göstermektedir. Bu çocuklar fiziksel, zihinsel ve
    duygusal açıdan a!ır yükler altında çalısmaktadır. Özellikle tehlikeli
    islerde çalıstırılan çocuklar, yasamlarını ve geleceklerini kaybetme
    riskiyle karsı karsıyadır. E!itim hayatlarından koparılmaları, toplumsal
    esitsizlik döngüsünün devamına neden olmaktadır.
    Yine bu veriler üzerinden mesleki e!itim programlarının ne ölçüde
    çocuk isçili!ine yol açan bir pratik oldu!u dikkate alınmadan,
    isçi sa!lı!ı ve is güvenli!i açısından olusturdu!u riskleri irdelemeden
    MESEM’leri çocuk isçili!ini önleyecek sihirli bir de!nek gibi ele
    almak son derece risklidir.
    Çocuk isçili!iyle mücadele, bireysel çabalarla de!il, kalıcı düzenlemelerle
    mümkündür. Bunun için:
  • Çocuk isçili!inin temel nedeni olan yoksulluk, sosyal politikalarla
    etkin bir sekilde ele alınmalıdır. Bu do!rultuda, düsük gelirli ailelere
    ekonomik destek sa!lanmalı ve sosyal yardımlar artırılmalıdır.
  • Çocukların e!itime erisimini artırmak için okul altyapıları ge-
    listirilmelidir. Meslek liselerinin nitelikli e!itim sunması sa!lanmalı
    ve bu liseler, çocukların gelecekteki meslek hayatına hazırlanmasında
    bir araç olarak kullanılmalıdır.
  • Esnek ve kuralsız çalısma düzeniyle mücadele edilmelidir. Çocuk
    isçili!ini tesvik eden düzenlemelere karsı etkin yaptırımlar uygulanmalı,
    is güvenli!i ve sa!lık denetimleri sıklastırılmalıdır.
  • MESEM gibi projeler, çocuk isçili!ini artırdı!ı için derhal durdurulmalı
    ve yerine çocukların yararını gözeten sistemler getirilmelidir.
    Meslek lisesi ö!rencilerinin staj programları sıkı denetimlere
    tabi tutulmalı ve isyerleri belirli kriterleri karsılamadı!ı sürece
    ö!renci alamamalıdır.
  • Çocuk isçili!inin yo!un oldu!u sektörlerde etkili denetim ve yaptırımlar
    uygulanmalıdır. İsverenler, yasadısı çalıstırmalar nedeniyle
    ciddi cezalara çarptırılmalı ve bu cezalar caydırıcı olmalıdır.
    KAYNAKÇA
  1. Akpınar, T. (2018) Çıraklık Sistemi Kimin İçin İdeal Çözüm?, Çalısma
    Ortamı, Sayı: 156, s.3-4.
  2. Bhukuth, A. (2008) Defining child labour: a controversial debate, Development
    in Practice, 18:3, 385-394, DOI: 10.1080/09614520802030466
  3. Çaklı, O (2024) MESEM’de Biten Hayatlar yazı dizisi, Gazete Duvar, https://
    www.gazeteduvar.com.tr/mesemde-biten-hayatlar-8-zekai-de-omer-
    de-insaattan-duserek-oldu-haber-1720158
  4. ÇSGB (2017) Çocuk İsçili!i ile Mücadele Ulusal Programı, Ankara,
    Türkiye, 1000 Adet, Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlı!ı – Çalısma Genel
    Müdürlü!ü, Ayrıntı Basımevi, Ankara, Birinci Basım: 2017 https://ika.
    org.tr/assets/upload/dosyalar/ocuk-isciligi-ile-mucadele-ulusal-programi2017-
    2023.pdf
  5. Eliaçık, E. Koçak, K. ve Çiçek, M. (2017). Meslekî ve Teknik E!itimin
    Gelistirilmesine İliskin Kanuni Düzenlemeler, M.E.B. Mesleki ve Teknik
    E!itim Genel Müdürlü!ü. https://salihli.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/
    2017_01/27152012_MESLEKY_EYYTYMYN_GELYYTYRYLMESY.pdf Erisim
    [19.01.2025]
  6. ILO (2022) Türkiye’de çıraklı!ın mevcut durumu: İlgili ILO belgelerine
    genel bakıs, ILO Türkiye Ofisi, 6 Haziran 2022, https://www.ilo.org/sites/
    default/files/wcmsp5/groups/public/%40europe/%40ro-geneva/%40ilo-
    ankara/documents/publication/wcms_847573.pdf

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tr_TRTurkish