
Prof. Dr. Serkan Öngel
Çocuk eme!inin kullanımı, günümüzde hâlâ çözülmesi gereken
ciddi bir toplumsal sorun olarak karsımıza çıkmaktadır. Çocukların
erken yasta çalısmaya baslaması; fiziksel, ruhsal ve akademik
gelisimlerini olumsuz yönde etkilerken, emek piyasasının esneklesmesi
ve kuralsızlasması bu sorunu derinlestirmektedir. Çocuk
isçili!i yoksulluk, güvencesizlik ve düsük yasam standartlarının bir
sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Çocuk isçili!inin engellenmesine
yönelik gerek uluslararası gerekse ulusal ölçekte çok sayıda
düzenleme söz konusudur.
Çocuk isçili!i, karmasık ve çok boyutlu bir olgu olup, “çocukluk”
ve “çalısma” kavramlarının tanımlarına ba!lı olarak de!isir. Uluslararası
Çalısma Örgütü (ILO), çocuk isçili!ini, çocukların ekonomik
faaliyetlerde yer alması olarak tanımlar ve bu faaliyetler, piyasaya
yönelik üretim (ücretli veya ücretsiz is) ve ev içi isler (genellikle
ekonomik faaliyet olarak sayılmaz) olarak ikiye ayrılır. Çocuk isçili-
!i; çocukların sa!lı!ı, gelisimi ve e!itimini olumsuz etkileyen faaliyetler
olarak tanımlanırken, e!itim ve gelisim için zararlı olmayan
isler çocuk işi olarak kabul edilir. Çocuk isçili!i ise zarar veren isler
(fiziksel ve zihinsel gelisime zarar veren isler) ve zarar vermeyen
işler (çocuğun gelisimini engellemeyen isler) arasında ayrım yapılarak
tanımlanabilir. Çocuk İsçiliği (Child Labour), çocukların sa!-
lı!ına, gelisimine ve e!itimine zarar veren, sömürü içeren faaliyetleri
ifade ederken, Çocuk İşi (Child Work), gelisime zarar vermeyen
ve e!itimle uyumlu aktiviteler olarak kabul edilir (Bhukuth: 2008).
ILO ve Çocuk Işçiliği
Uluslararası Çalısma Örgütü’nün (ILO) çocuk isçili!i ile ilgili yaklasımı;
çesitli sözlesmeler, tavsiye kararları ve di!er belgeler aracılı!
ıyla belirlenmistir. Bu belgeler, çocuk isçili!inin önlenmesi ve ortadan
kaldırılması için uluslararası standartlar olusturmaktadır. Bu
kapsamdaki sözlesmeler ve tavsiye kararları sunlardır (ILO 2022):
Asgari Yaş Sözleşmesi (1973, No. 138): Bu sözlesme, genel asgari
istihdam veya ise kabul yasını, zorunlu e!itim yasından ve her
durumda 15 yasından az olmayacak sekilde belirler. Hafif isler için
asgari yas 13’tür. Tehlikeli isler için ise bu yas 18 olarak belirlenmistir,
ancak bazı kosullar altında 16’ya indirilebilir. Ekonomisi ve
e!itim olanakları yeterince gelismemis yerlerde genel asgari yas
baslangıçta 14 (hafif isler için 12) olarak belirlenebilir.
Sözlesme, üye devletlerin okullarda yapılan isleri veya en az 14
yasındaki çocukların isletmelerde çırak olarak yaptı!ı isleri kapsam
dısı tutmasına izin verir. Ancak bu muafiyetler, isin bir e!itim
programının parçası olması ve yetkili makamlar tarafından belirlenen
kosullara uygun olması sartına bağlıdır.
En Kötü Biçimlerdeki Çocuk Işçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan
Kaldırılmasına Ilişkin Acil Eylem Sözleşmesi (1999, No. 182):
Bu sözlesme, “çocuk” terimini 18 yasın altındaki herkes olarak tanımlar
ve en kötü biçimlerdeki çocuk isçili!inin ortadan kaldırılmasını
zorunlu kılar. En kötü biçimlerdeki çocuk isçili!i; kölelik, çocukların
fahiselikte, pornografik yayınlarda veya yasa dısı faaliyetlerde
kullanılması ve çocukların sa!lık, güvenlik veya ahlakına zarar veren
islerdir. Sözlesme, devletlerin bu tür islerden çocukları uzaklastırması,
çocukların rehabilitasyonlarını sa!laması ve onlara ücretsiz
temel e!itim ve mesleki e!itim sunması gerekti!ini belirtir. En Kötü
Biçimlerdeki Çocuk İsçili!i Tavsiye Kararı (1999, No. 190), 182 sayılı
sözlesmeyi destekler.
Çıraklık Tavsiye Kararı (1939, No. 60), çıraklı!ı, bir isverenin
bir genci e!itmek üzere sözlesmeyle istihdam etti!i bir sistem olarak
tanımlar.
Mesleki Eğitim Tavsiye Kararı (1962, No. 117), çıraklı!ın sistematik
ve uzun süreli bir e!itim olması gerekti!ini vurgular.
Insan Kaynaklarının Geliştirilmesi Sözleşmesi (2004, No.
195) ile çıraklık daha da desteklenmistir.
Iş Sağlığı ve Güvenliğini Geliştirme Çerçeve Sözleşmesi
(2006, No. 187), is sa!lı!ı ve güvenli!inin korunmasını hedefler ve
çıraklar dahil tüm çalısanları kapsar.
Sendika Özgürlüğü ve Sendikalaşma Hakkının Korunması
Sözleşmesi (1948, No. 87), isçilerin sendika kurma ve sendikalara
üye olma hakkını güvence altına alır. Bu haklar, çıraklar dahil tüm
çalısanlar için geçerlidir.
Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Sözleşmesi (1949, No.
98), isçilerin örgütlenme özgürlü!ünü korur ve toplu pazarlık hakkını
destekler. Bu haklar çıraklar için de geçerlidir.
Zorla Çalıştırma Sözleşmesi (1930, No. 29), zorla çalıstırmayı
yasaklar ve “herhangi bir kisinin ceza tehdidi altında ve bu kisinin
tam iste!i olmadan mecbur edildi!i tüm is veya hizmetler” olarak
tanımlar. Zorla çalıstırma göstergeleri arasında asırı çalısma saatleri,
ücretlerin ödenmemesi, hareket kısıtlamaları ve istismar yer alır.
Zorla Çalıştırmanın Kaldırılması Sözleşmesi (1957, No. 105),
siyasi zorlama, ekonomik gelisme veya çalısma disiplini gibi çesitli
amaçlarla zorla çalıstırmayı yasaklar.
Zorla Çalıştırma Protokolü (2014), zorla çalıstırmanın önlenmesi,
ma!durların korunması ve insan ticaretine karsı mücadeleyi
hedefler.
Çıraklık Konusunda Güncel Eğilimler
ILO, insana yakışır iş ile uyumlu çıraklık uygulamalarını tesvik
etmektedir. ILO, çıraklıkta eğitimin niteliği üzerine durmakta ve
çırakların korunması gerekti!ini vurgulamaktadır. Çıraklık sisteminin
çocukların haklarının aleyhine olacak sekilde istismar edil-
memesi gerekti!ini vurgular. Bu kararlar, ILO’nun çocuk isçili!ine
karsı küresel çabalarının temelini olusturur. ILO’nun hedefi, 2025
yılına kadar her türlü çocuk işçiliğine son vermektir.
Türkiye’de 2017-2023 dönemini kapsayan Çocuk İsçili!i ile Mücadele
Ulusal Programı ile uzun süreli e!itim maliyetlerini karsılayamayacak
yoksul ailelerin çocukları için çıraklık e!itiminin en
do!ru seçenek oldu!u yönünde bir de!erlendirme yapılmakta ve
bu ulusal bir politika olarak hayata geçirilmektedir. Ancak özellikle
küçük isletmeler açısından çocuk isçili!i önemli bir fırsat olarak
görülmektedir (Akpınar 2018).
Bu kapsamda, çocuk isçili!i ile mücadele eden UNICEF ve esnafı
temsil eden TESK arasında ilginç bir isbirli!i ortamı olusmustur. Bu
iki yapı, küçük ve orta büyüklükteki isletmeleri (KOBİ) hedef alarak,
teknik ve mesleki e!itimin önemini vurgulayan bir program
gelistirmistir. Bu program, çocuklara güvenli ve destekleyici ö!-
renme ortamları sunarak çocuk isçili!inin ortadan kaldırılmasını,
KOBİ’lerin isçi sa!lı!ı ve is güvenli!i önlemlerine uymalarını sa!layarak
çocukların daha güvenli bir ö!renme ortamında gelismelerine
yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda çıraklar, isçi
de!il ö!renci olarak tanımlanmaktadır (UNICEF 12.06.2018).
Bu anlamda mesleki e!itim, çocuk eme!i sömürüsünün azaltılmasında
rol oynayacak bir unsur olarak görülmektedir.
ILO’nun ve ilgili kurumların temel hedeflerine ra!men, mesleki
e!itim ve özellikle çıraklıkla isçilik pratiklerinin içi içe geçmesi,
bir sorun alanı yaratmaktadır. Nitekim Türkiye’de mesleki e!itimle
birlikte çocuk isçili!inde, çocukların maruz kaldı!ı is kazası ve
ölümlü is kazalarında ciddi bir artıs görülmektedir. Bu çalısmada
öncelikli olarak mesleki e!itimde güncel duruma bakılacak, sonrasında
çocuk isgücündeki gelismeler ve çocuklardaki is kazalarına
odaklanılacaktır.
Mesleki Eğitimde Güncel Durum
2017 yılında Türkiye’de mesleki e!itim alanında yapılan düzenlemelerle
çıraklık e!itimi zorunlu e!itim kapsamına alınmıs, 3308
sayılı Kanun’a “staj” ve “tamamlayıcı e!itim” ibareleri eklenmis ve
bu süreçle yasal zemine oturtulmustur. Çıraklar ve meslek lisesi
ö!rencilerine isletmelerde çalısma süreleri boyunca ücret ödenmesi
sa!lanmıs, isletmelere mesleki e!itim ö!rencilerine beceri
e!itimi verme zorunlulu!u ve e!itim birimi kurma sartı getirilmistir.
Tüm bu de!isiklikler, Türkiye’nin mesleki e!itim sistemini iyilestirerek
isgücü piyasasının ihtiyaçlarına daha iyi cevap vermeyi
hedeflemektedir (Eliaçık vd.2017).
Grafik 1- Yıllara Göre Çırak, Stajyer ve Kursiyer Sayıları ve
Toplamdaki Payı
Kaynak: SGK (2024) yıllık istatistiklerinden tarafımızca hazırlanmıstır.
Çıraklık sisteminin zorunlu e!itim kapsamına alınması ile Sosyal
Güvenlik Kurumu istatistiklerinde çırak kategorisinden stajyer
ve kursiyer kategorisine önemli bir geçis olmustur. Grafik, 2016-
2022 yılları arasında çıraklar, stajyerler ve kursiyerlerin sayılarını
ve bunların toplam içindeki paylarını göstermektedir. 2016 yılından
bu yana toplam sayıda genel bir artıs e!ilimi gözlemlenirken, 2019
yılında pandeminin etkisiyle bir düsüs yasanmıs, ardından ciddi
bir yükselis kaydedilmistir. 2022’de çırak sayısında da belirgin bir
artıs dikkat çekmektedir. Özellikle 2022’de toplam katılımcı sayısı
ve stajyer-kursiyerlerin toplam içindeki payı (%8 civarı) en yüksek
seviyeye ulasmıs, toplamda sayı 2 milyonun üzerine çıkmıstır. Bu
durum, bu tür programlara ilginin arttı!ını göstermektedir.
Grafik 2- 15-17 Yaş Grubundaki Çocuk İstihdam Oranı (%)
Kaynak: TÜİK (19.04.2024) Kurumsal olmayan çocuk nüfusun isgücü durumu
15-17 yas o!lan çocukların istihdam oranı 2004 yılında %20 iken,
2023’te %28,8’e çıkarak en yüksek seviyesine ulasmıstır. Kız çocukların
istihdam oranı ise her yıl daha düsük bir düzeyde seyretmis ve
2023 yılında %9,9 olarak kaydedilmistir. Pandemi döneminde (2020
yılı) her iki grupta da düsüs yasanmıs, ancak sonraki yıllarda toparlanma
gözlemlenmistir. Genel olarak, erkek çocukların istihdam
oranının kadınlara kıyasla üç kat daha yüksek oldu!u ve bu yas grubunda
çocuk isçili!inin önemli bir cinsiyet farkı içerdi!i anlasılmaktadır.
Kız çocukların a!ırlıkla ev içi bakım hizmetlerine yöneldi!i, bu
anlamda ekonomik faaliyetlerde yer almadı!ı bilinmektedir.
Çocuk Işgücü
Grafik 3’te çocuk isgücüne dair yıllara göre de!isimler gösterilmektedir.
2014 ve 2015 yılları arasında çocuk istihdamı 700 bin
civarlarındayken, 2016’dan itibaren genel bir azalma görülmektedir.
Bu düsüs 2020 yılına kadar devam etmistir. 2020’de istihdam
edilenlerin sayısı en düsük seviyeye inerek 501 bine düserken, 2021
yılından itibaren artıs e!ilimi baslamıstır. 2023 yılında istihdam
edilenlerin sayısı 759 bine kadar yükselmistir. İssizlerin ve istihdam
edilen çocukların sayısı toplamda 853 bine ulasmıstır.
Grafik 3- Çocuk İşgücü Verileri (Bin kişi)
Kaynak: TÜİK (19.04.2024) Kurumsal olmayan çocuk nüfusun isgücü durumu
2020’deki azalma, pandemi ve ekonomik kriz gibi faktörlerle
açıklanabilir. Yıllık bazda isgücüne katılımda zaman zaman önemli
dalgalanmalar olsa da 2020 sonrasındaki yükselis dikkat çekicidir.
TÜİK (2023) Hanehalkı İsgücü Arastırması sonuçlarına göre, 2023
yılına ait verilerde, 15-17 yas grubundaki çocukların isgücüne katılım
oranı %22,1 olarak belirtilmis. O!lan çocuklar arasında bu oran
%32,2’dir. Kız çocuklar arasında ise %11,5’tir. Bu veriler, o!lan çocukların
isgücüne katılımının kız çocuklara göre çok daha yüksek
oldu!unu göstermektedir.
Kız çocukların genellikle ev içi isleri ve bakım sorumluluklarını
daha fazla üstlenmesinin bu sonuca neden oldu!u düsünülebilir.
Sektörel Farklılıklar
2019 yılında gerçeklestirilen daha kapsamlı arastırma ise ilgili yılda
çalısan çocukların %45,5’inin hizmet sektöründe yer aldı!ını ortaya
koymaktadır. Bu da özellikle çocuk isçili!inin hizmet alanlarında
yaygın oldu!unu ortaya koymaktadır. Hizmet sektöründe çalısan
çocuklar genellikle düsük ücretli, güvencesiz islerde yer almaktadır.
Bu da onları sosyal açıdan daha savunmasız kılabilmektedir.
Di!er yandan, 5-14 yas grubundaki çocukların %64,1’i tarım sektöründe
çalısmaktadır. Bu, tarım sektörünün özellikle küçük yas çocuk
isçili!i açısından ne kadar büyük bir paya sahip oldu!unu ve özellikle
kırsal bölgelerde çocukların çalıstırılmasının yaygın bir sorun olmaya
devam etti!ini ortaya koymaktadır. Tarım sektörü, a!ır çalısma
kosulları ve düsük ücretler gibi sorunlarla birlikte çocuk isçili!inin
daha fazla gözlemlendi!i bir alan olarak dikkat çekmektedir.
Aynı dönem için çocukların yas gruplarına, e!itime devam durumlarına
ve çalısma durumlarına göre da!ılımları dikkat çekicidir.
Arastırmanın yapıldı!ı yıl olan 2019’da 16 milyon 457 bin çocuk
bulunmakta, bunlardan 720 bininin ekonomik faaliyetlerde çalıstı!ı
görülmektedir. Bunların 146 bini 5-14 yas arası çocuklardır. 15-17
yas grubunda ise 574 bin çocuk ekonomik faaliyetlerdedir. 2014-
2023 verileri ile bu veri arasında 2019 yılı için bir uyumsuzluk görülebilir.
Ancak bu veriler 2019 yılının Ekim-Aralık ayına dair sonuçları
verirken di!eri yıllık veriler üzerinden ortaya konulmaktadır.
Tablo 1- Yaş Grubu, Eğitime Devam ve Çalışma Durumuna
Göre Çocuklar
Kaynak: TÜİK (31.03.2020) Çocuk İsgücü Anketi Sonuçları, 2019
Ekonomik faaliyette çalısan çocukların büyük bir kısmı aynı zamanda
e!itimine devam etmektedir.
Evde Çalışan Çocuklar
Veriler, 2019 yılı IV. çeyre!inde ekonomik faaliyetlerde çalısan
çocukların %35,9’unun, ailelerinin ekonomik faaliyetlerine yardımcı
olmak amacıyla çalıstı!ını göstermektedir. Bu durum, çocuk
isçili!inin büyük bir kısmının, özellikle düsük gelirli hanelerde,
ailelerin geçimlerini sa!lama çabasıyla do!rudan iliskili oldu!unu
ortaya koymaktadır.
Tablo 2- Yaptıkları Ev İşi Türüne ve Yapılma Sıklığına Göre
Çocuklar
Kaynak: TÜİK (31.03.2020) Çocuk İsgücü Anketi Sonuçları, 2019
Bu dönemde çocukların, kendi hanelerinde yaptıkları ev isleri
türlerine ve bu islerin yapılma sıklı!ına göre da!ılımlarını baktı-
!ımızda, toplamda 16 milyon 457 bin çocu!un önemli kısmının ev
islerine yardımcı oldu!u görülmektedir.
Ev isleri kategorisinde çocuklar en fazla; alısveris, çamasır yıkama,
yemek pisirme gibi genel ev islerine katkı sa!lamaktadır. Bu
isleri genellikle yapan çocukların sayısı 1 milyon 777 bindir. Bunlar
arasında kız çocukların sayısı o!lanların 2 katına ulasmaktadır.
Bunun yanı sıra, “Hanede kendinden küçük çocuklara bakım”
faaliyetlerine genellikle katkıda bulunan çocukların sayısı 832 bin,
yaslı/engelli/ hasta bakımına genellikle katkıda bulunan çocukların
sayısı 155 bindir. Bu kategorilerde de kız çocukları o!lanların
yaklasık 2 katı seviyesindedir. Verilerde ‘genellikle’ kategorisi, isin
niteli!ini göstermesi açısından öncelikli olarak ele alınmıstır. Çocuk
eme!inin büyük oranda evde kullanıldı!ı görülmektedir.
Bu veriler, çocukların evdeki bakım ve ev islerinde büyük bir sorumluluk
tasıdı!ını ve özellikle genç kızların bu yükün ço!unu üst-
lendi!ini göstermektedir. Bu durum, ev içi çocuk eme!ine ve toplumsal
cinsiyet esitsizli!ine isaret etmektedir. Ev isi ve bakım eme!i
ile genellikle ilgilenen çocukların sayısı, ekonomik bir faaliyette çalısanların
sayısını katlamaktadır.
Çalışma Koşulları
2019 yılı IV. çeyre!ine ait istatistiklere göre, ekonomik faaliyetlerde
çalısan çocukların karsılastı!ı olumsuz durumlar hiç iç açıcı
de!ildir. (Tablo 3)
Toplamda çalısan çocukların %1,3’ü (9 bin çocuk) yaralanma veya
sakatlanma durumu yasamıstır. 32 bini böyle bir olaya tanıklık etmistir.
Çalısan çocukların %0,6’sı (4 bin çocuk), çalısma kosullarından
kaynaklanan herhangi bir rahatsızlık yasamıstır. Çocukların %0,1’i (1
bin çocuk) fiziksel ya da sözlü siddet ya da kötü muameleye maruz
kalmıstır. Çocuk isçilerin karsılastı!ı baslıca sorunlar sunlardır:
- Fiziksel Riskler:
- Aşırı sıcak/soğuk/nemli ortamlar (%12,9): Çocuk isçilerin
önemli bir kısmı, sa!lıklarını ciddi sekilde tehdit eden iklim
kosullarında çalısmaktadır. Bu durum, özellikle açık alanda
ya da yetersiz iklimlendirme kosullarına sahip kapalı alanlarda
çalısan çocuklar için geçerlidir.
- Kimyasal maddeler, toz, duman (%10,8): Sanayi sektöründe
çalısan çocukların sıklıkla karsılastı!ı bir di!er sorun
da zararlı gazlar ve kimyasal maddelere maruz kalmaktır.
Bu durum, hem kısa vadede hem de uzun vadede sa!lık
sorunlarına yol açmaktadır.
- Ergonomik Problemler:
- Zor duruş ve hareketler (%10,2): Çocuk isçiler, ergonomik
olmayan is pozisyonlarında uzun süre çalısmaya zorlanmakta,
bu da kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına neden olmaktadır.
- Göz yorgunluğu (%4,6): Özellikle ince isçilik gerektiren sek-
törlerde, çocuklar görsel odaklanma nedeniyle göz rahatsızlıkları
yasamaktadır.
Tablo 3- Çalışılan yerde karşılaşılan/karşılaşılabilecek
olumsuz durumlara göre ekonomik faaliyetlerde çalışan
çocuklar, IV. Çeyrek: Ekim-Aralık, 2019
Kaynak: TÜİK (31.03.2020) Çocuk İsgücü Anketi Sonuçları, 2019
- Kaza Riski ve Iş Güvenliği:
- Kaza riski (%6,4): Çocukların çalısma alanlarında sıkça
kaza riskiyle karsı karsıya kalması, is güvenli!i önlemlerinin
yetersiz oldu!unu göstermektedir.
- Gürültü ve şiddetli sarsıntı (%10): Çocuk isçilerin maruz
kaldı!ı bu kosullar, uzun vadede isitme sorunlarına ve stres
bozukluklarına yol açabilir.
Bu tablo, çocuk eme!inin istismarının ulastı!ı boyutları ortaya
koymaktadır. 2019 yılı için açıklanan bu veriler, bu kapsamda bu
yazı yazılırken açıklanmıs son istatistiklerdir. Dolayısıyla son dönemde
çocuk isçili!inin yaygınlasmasının bu verilerde artısa yol
açmıs olabilece!ini dikkate almak gerekir.
Iş Kazaları ve Iş Cinayetleri
Nitekim son dönemde çalısma hayatında çocukların sayısının
artması ile is kazası ve ölümlü is kazası sayılarında artıslar görülmektedir.
Çocuklar, çalısma hayatında ciddi risklerle karsı karsıya kalmaktadır.
Özellikle 14-17 yas grubunda ölümlü is kazaları, sorunun
ne kadar derin oldu!unu ortaya koymaktadır.
14-17 yas grubundaki çocukların bu kazalardan etkilenme oranı
dikkat çekici düzeydedir. Bu durum, yalnızca çocukların de!il, aynı
zamanda yetersiz denetimlerin ve kuralsız isgücü piyasalarının da
bir sonucudur.
Grafik 4, 14-17 yas grubundaki çocukların yasadı!ı is kazalarını
yıllara göre göstermektedir. 2010 yılında is kazası sayısı yalnızca 234
iken, bu rakam 2014 yılına kadar hızla artarak 3 bin 994’e çıkmıstır.
2015 yılına kadar bu artıs devam etmistir. 2016 yılından itibaren, kazaların
sayısı çok daha yüksek seviyelere ulasmıs ve 2018’de 7 bin 94
kazaya kadar çıkmıstır. Ancak 2020 yılında, pandemi ve ekonomik
daralmalar gibi etkenlerle kazalar bir düsüs göstermis ve sayı 2 bin
922’ye gerilemistir. 2021’den itibaren kazalarda yeniden bir artıs gözlemlenmis,
2022 ve 2023 yıllarında ise is kazalarının sayısı büyük bir
sıçrama yaparak sırasıyla 11 bin 38 ve 15 bin 120’ye ulasmıstır.
Bu veriler, is kazalarının yıllar içinde önemli bir artıs gösterdi!ini ve
özellikle son iki yılda dramatik bir sekilde arttı!ını ortaya koymaktadır.
Bu artıs, çocuk isçili!iyle ilgili düzenlemelerin ve denetimlerin yetersizli!
inin, çalısma kosullarının daha da zorlasmasının ve çocuk isçili!
i ile mesleki e!itimin iç içe geçmesinin sonuçları olarak ele alınabilir.
Grafik 4- Yıllara Göre 14-17 Yaş İş Kazası Sayıları
Kaynak: Çesitli yıllara ait SGK İstatistikleri üzerinden tarafımızca olusturulmustur.
Ayrıca, 14 yas grubundaki çocukların çalısma kosullarındaki tehlikelerin
de giderek daha fazla arttı!ı görülmektedir (Grafik 5).
Sonuç olarak bu veriler, çocuk isçilerinin yasadı!ı is kazalarının
yıllar içinde arttı!ını ve özellikle son iki yılda ciddi bir yükselme yasandı!
ını, sektörlerdeki isçi sa!lı!ı ve is güvenli!i önlemlerinin ve
yasaların yeterli olmadı!ını ortaya koymaktadır.
Bu sürecin sonucu olarak is kazası sonucu hayatını kaybeden çocukların
sayısında da artıs görülmektedir (Grafik 6).
Grafik 5- Yıllara Göre 14 Yaşındaki Çocuklarda İş Kazası
Sayıları
Kaynak: Çesitli yıllara ait SGK İstatistikleri üzerinden tarafımızca
olusturulmustur.
Grafik 6- Yıllara Göre 14 -17 Yaşındaki Çocuklarda Ölümlü İş
Kazası Sayıları
Kaynak: Çesitli yıllara ait SGK İstatistikleri üzerinden tarafımızca
olusturulmustur.
Bu grafik, 2010-2023 yılları arasında 14-17 yas grubundaki çocukların
isyerinde maruz kaldı!ı ölüm sayılarını göstermektedir.
2010’dan 2013’e kadar, özellikle 2010 yılında 17 ölüm vakası ile yüksek
bir sayı gözlemleniyor. Ancak 2012’de 3 ölüm vakasına düsüs
yasanmıs. Bu düsüs, çocuk isçili!i ile ilgili alınan önlemlerin etkili
oldu!una isaret edebilir.
2013 ve 2014 yıllarında ölüm sayıları tekrar yükselmis ve 2013’te
19 ölüm vakası, 2014’te ise 15 ölüm vakası kaydedilmistir. Sonraki
yıllarda, 2015’ten 2019’a kadar ölüm sayıları 12-14 arasında seyretmistir.
Ancak 2020 yılında Covid-19 pandemisi ve buna ba!lı olarak
isgücü piyasasındaki azalma nedeniyle is kazaları ve ölümler azalmıs
ve 6 ölüm vakası kaydedilmistir.
2022 ve 2023 yıllarında ölüm oranlarında tekrar büyük bir artıs
yasanmıs ve 2022’de 12 ölüm, 2023’te ise 20 ölüm vakası rapor edilmistir.
Bu artıs, çocuk isçili!iyle ilgili düzenlemelerin yetersiz oldu-
!unu ve çocuk isçili!inin daha fazla risk tasıyan sektörlerde devam
etti!ini göstermektedir. Genel olarak, yıllar içindeki dalgalanmalara
ra!men son yıllarda önemli bir artıs yasanması, yukarıda da
ifade edildi!i gibi mesleki e!itim ve çocuk isçili!i arasındaki iliskinin
belirsizlesmesinin sonuçları olarak tanımlanabilir. Bu veriler kayıtlı
is cinayetlerinin sayılarını bize vermektedir.
Ba!ımsız bir kurum olan İsçi Sa!lı!ı ve İs Güvenli!i Meclisi’nin
(İSİG Meclisi) “Çocuk İs Cinayetleri Raporu”, durumun çok daha a!ır
bir tablo sundu!unu ortaya koymaktadır (İSİG Meclisi 11.09.2024).
Rapor, 2023 Eylül ile 2024 A!ustos arasında Türkiye’de çocuk
isçilerin öldü!ü vakaları özetlemektedir. Toplamda 66 çocuk isçi
hayatını kaybetmis olup, ölümler genellikle tarım, insaat ve metal
sektörlerinde yasanmıstır. En fazla ölüm İstanbul, %anlıurfa
ve Adana gibi illerde meydana gelirken, ölümlerin %20’si bo!ulma
ve zehirlenme, %18’i yüksekten düsme, %17’si ise ezilme nedeniyle
gerçeklesmistir. 0-14 yas grubu 22 ölümle, 15-17 yas grubu ise
44 ölümle öne çıkmaktadır. Ayrıca, 5 mülteci çocuk isçi de hayatını
kaybetmistir. Bu veriler, çocuk isçili!inin ölümcül tehlikeleri ve
sektörel risklerin boyutlarını gözler önüne sermektedir.
Bu rapor, çocuk isçili!inin ciddi bir sorun oldu!unu ve özellikle
tarım sektöründeki yüksek riskleri ortaya koymaktadır. Tarım
sektöründe, özellikle trafik kazalarında mevsimlik tarım isçisi çocukların
hayatlarını kaybetti!i bilinmektedir. Çocuk isçili!i ile mücadelede
mevsimlik tarım isçili!ine yönelik programlar son derece
önemlidir. Ancak insaat ve metal sektörü gibi alanlardaki ölümler
de dikkat çekmektedir. Bu alanlarda mesleki e!itim ile ilgili is cinayetleri
gündeme tasınmıstır (Çaklı 2024).
MESEM’lerin Rolü
2017 yılı ile birlikte çıraklık e!itimi, örgün ve zorunlu e!itim kapsamına
alınarak, mesleki e!itim merkezleriyle (MESEM) iliskilendirilmis
durumdadır. Bu e!itim, ekonomik yapıyı tasıyan isletmelerin
çıraklık ihtiyaçlarını karsılamayı ve çırak ö!rencilerin mesleklerine
yönelik bilgi ve becerilerini gelistirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca,
1739 sayılı Milli E!itim Temel Kanunu’na göre; genel, mesleki
ve teknik e!itim kurumlarını tamamlayan ö!renciler diplomalarını
alabilir; ancak mesleki e!itim merkezleri ö!rencilerinin diploma
alabilmeleri için ek dersleri tamamlamaları istenmektedir.
Mesleki e!itim merkezlerinde ö!renciler, 34 alanda ve 184 meslek
dalında e!itim görmektedir (METEG 2024). Bu meslek dallarının
bir kısmı tehlikeli sınıfta yer alan meslek dallarıdır.
Yine meslek okulları, 9, 10 ve 11. sınıf ö!rencilerine asgari ücretin
en az %30’u, 12. sınıf kalfalara ise asgari ücretin en az %50’si kadar
maas ödemekte ve ayrıca is kazaları ile meslek hastalıklarına karsı
sigorta sa!lamaktadır.
Bu ödemeler isverenler açısından bir mali yük getirmemektedir.
Bu anlamda MESEM kapsamı, maliyetsiz bir isgücü olarak isverenlere
sa!lanan bir fırsat durumundadır.
Yoksulluk ve çocuk isçili!i arasındaki iliski düsünüldü!ünde aileler
açısından da MESEM, hanehalkına katkı sa!layan bir unsur
olarak son derece caziptir. Bu durumda MESEM’ler hem yoksul ailelerin
çocukları için ailelerinin bütçesine katkı sa!lamakta hem de
isverenlere maliyetsiz bir isgücü sa!lamaktadır. Sürecin çocuklar
açısından maliyeti ise okulda geçirmeleri gereken süreyi, kimi zaman
a!ır iskollarında, büyük fabrikalardan küçük atölyelere, farklı
ölçeklerde isyerlerinde, a!ır çalısma kosullarına maruz kalarak
geçirmeleridir.
Üstüne üstlük bu isyerlerinin önemli kısmında isçi sa!lı!ı ve is
güvenli!i önlemlerinin alınmadı!ı da yapılan denetimlerle ortaya
çıkmıstır. Mesleki e!itim kapsamındaki isyerlerine yapılan denetimde,
94 bin 301 isyerinin 8 bin 406’sının isçi sa!lı!ı ve is güvenli!i
sartlarına uymadı!ı tespit edilmistir. Bunlara uygulanan yaptırım,
sözlesmelerinin feshedilmesi yani bu isyerlerinin mesleki e!itim
kapsamı dısına çıkarılmasıdır. Baska bir yaptırım uygulanıp uygulanmadı!
ı belirsizdir (MEB 2024). Sonuç olarak kabaca her 10 çocuktan
birinin tedbirsiz isyerlerinde çalıstırıldı!ı söylenebilir.
Sonuç
Çocuk isçili!i, ekonomik ve toplumsal yapının en derin sorunlarından
biridir. Yoksulluk, isgücü piyasalarının kuralsızlasması
ve e!itim sistemindeki eksiklikler, bu sorunun temel nedenleri
arasında yer almaktadır. Çocukların erken yasta çalısma hayatına
girmesi, yalnızca bireysel bir kayıp de!il, aynı zamanda toplumun
gelece!ine yönelik ciddi bir tehdit olusturmaktadır.
Çalısma kosullarıyla ilgili analizler, çocuk isçili!inin hangi kosullar
altında sürdü!ünü göstermektedir. Bu çocuklar fiziksel, zihinsel ve
duygusal açıdan a!ır yükler altında çalısmaktadır. Özellikle tehlikeli
islerde çalıstırılan çocuklar, yasamlarını ve geleceklerini kaybetme
riskiyle karsı karsıyadır. E!itim hayatlarından koparılmaları, toplumsal
esitsizlik döngüsünün devamına neden olmaktadır.
Yine bu veriler üzerinden mesleki e!itim programlarının ne ölçüde
çocuk isçili!ine yol açan bir pratik oldu!u dikkate alınmadan,
isçi sa!lı!ı ve is güvenli!i açısından olusturdu!u riskleri irdelemeden
MESEM’leri çocuk isçili!ini önleyecek sihirli bir de!nek gibi ele
almak son derece risklidir.
Çocuk isçili!iyle mücadele, bireysel çabalarla de!il, kalıcı düzenlemelerle
mümkündür. Bunun için:
- Çocuk isçili!inin temel nedeni olan yoksulluk, sosyal politikalarla
etkin bir sekilde ele alınmalıdır. Bu do!rultuda, düsük gelirli ailelere
ekonomik destek sa!lanmalı ve sosyal yardımlar artırılmalıdır.
- Çocukların e!itime erisimini artırmak için okul altyapıları ge-
listirilmelidir. Meslek liselerinin nitelikli e!itim sunması sa!lanmalı
ve bu liseler, çocukların gelecekteki meslek hayatına hazırlanmasında
bir araç olarak kullanılmalıdır.
- Esnek ve kuralsız çalısma düzeniyle mücadele edilmelidir. Çocuk
isçili!ini tesvik eden düzenlemelere karsı etkin yaptırımlar uygulanmalı,
is güvenli!i ve sa!lık denetimleri sıklastırılmalıdır.
- MESEM gibi projeler, çocuk isçili!ini artırdı!ı için derhal durdurulmalı
ve yerine çocukların yararını gözeten sistemler getirilmelidir.
Meslek lisesi ö!rencilerinin staj programları sıkı denetimlere
tabi tutulmalı ve isyerleri belirli kriterleri karsılamadı!ı sürece
ö!renci alamamalıdır.
- Çocuk isçili!inin yo!un oldu!u sektörlerde etkili denetim ve yaptırımlar
uygulanmalıdır. İsverenler, yasadısı çalıstırmalar nedeniyle
ciddi cezalara çarptırılmalı ve bu cezalar caydırıcı olmalıdır.
KAYNAKÇA
- Akpınar, T. (2018) Çıraklık Sistemi Kimin İçin İdeal Çözüm?, Çalısma
Ortamı, Sayı: 156, s.3-4.
- Bhukuth, A. (2008) Defining child labour: a controversial debate, Development
in Practice, 18:3, 385-394, DOI: 10.1080/09614520802030466
- Çaklı, O (2024) MESEM’de Biten Hayatlar yazı dizisi, Gazete Duvar, https://
www.gazeteduvar.com.tr/mesemde-biten-hayatlar-8-zekai-de-omer-
de-insaattan-duserek-oldu-haber-1720158
- ÇSGB (2017) Çocuk İsçili!i ile Mücadele Ulusal Programı, Ankara,
Türkiye, 1000 Adet, Çalısma ve Sosyal Güvenlik Bakanlı!ı – Çalısma Genel
Müdürlü!ü, Ayrıntı Basımevi, Ankara, Birinci Basım: 2017 https://ika.
org.tr/assets/upload/dosyalar/ocuk-isciligi-ile-mucadele-ulusal-programi2017-
2023.pdf
- Eliaçık, E. Koçak, K. ve Çiçek, M. (2017). Meslekî ve Teknik E!itimin
Gelistirilmesine İliskin Kanuni Düzenlemeler, M.E.B. Mesleki ve Teknik
E!itim Genel Müdürlü!ü. https://salihli.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/
2017_01/27152012_MESLEKY_EYYTYMYN_GELYYTYRYLMESY.pdf Erisim
[19.01.2025]
- ILO (2022) Türkiye’de çıraklı!ın mevcut durumu: İlgili ILO belgelerine
genel bakıs, ILO Türkiye Ofisi, 6 Haziran 2022, https://www.ilo.org/sites/
default/files/wcmsp5/groups/public/%40europe/%40ro-geneva/%40ilo-
ankara/documents/publication/wcms_847573.pdf